Sonuncu Yıl
Kâbuslar aldığında artık yerini düşün,
Kâbuslar aldığında artık yerini düşün,
Nefesine eş olduğunda duman ve tütün,
Her hat da bir Serhat ettiğinde, dâhil
bütün,
Vaatlerden biri, helâl olmasıdır sütün.
Mikâil meleklerden, ezelden adil onlar,
Garez mi var bu işte; görüldü tipi,
donlar?
İfadede kayıpları, okkalar ve tonlar,
Noksandır tartmaya ruhları; eşya mı
bunlar?
Övünme yoktan yere, olmuş tarih üstüne,
Bir millet adım atmaz, bakmak ile
büstüne,
Etrafı seyret de getir güncele kanaat,
Yol almak insan doğası; ders almak zanaat.
Düşman önüne “düşman” diyeceğini katma,
Mübadele ile al toprağı kanı tatma,
Etmedi ateşte tutuk, şükür et Tahsin’e,
Olmazdı mücadele, girme dâhi bahsine.
Kork kendin’ Müslüman’dan, misli iman
sayandan,
Cihana iyiliği, kılıç ile yayandan,
Yalan hayat uğruna, öz dininden cayandan,
Katli yek gerçek kılıp, namaz kıldım
sayandan.
Mazluma işler olmuş, hüküm eli kanlılık,
Örften olmayanı yakmakmış delikanlılık,
Anasından çocuğu, çalmak ise marifet,
Bu nasıl helâlliktir; gel bir bana tarif
et!
Övündün hep çalışmayla, olmadın bir arı,
Kimseyle paylaşamadın, bin taneli narı,
Kan ile sulanmış toprakta, bitmez tek
darı;
Al ettin çimeni fakat Güneş kaldı sarı.
Dede kahraman, oğul gazi; torun mu
çıyan?
Neden üç kuşağı da tükettin, ettin
ziyan?
Olmaz idi geçmişine kin, bu denli dolu,
Çıksa idi bir yenisi, kesmek ile kolu!
Ektiğim de biçilir, hasat olur yabamla,
Ben kendimi güderim, sırtımdaki abamla.
Ben kendimi güderim, sırtımdaki abamla.
Anam doğurmuş Eren, vesile-i babamla,
Hayata tutunmuşum, bir az bir öz çabamla.
Hayata tutunmuşum, bir az bir öz çabamla.
Murat
Eren Bakır
10.10.2011, İzmit
10.10.2011, İzmit
