Seyyah

16 Ekim 2011 Pazar

Sonuncu Yıl


Sonuncu Yıl


Kâbuslar aldığında artık yerini düşün,
Nefesine eş olduğunda duman ve tütün,
Her hat da bir Serhat ettiğinde, dâhil bütün,
Vaatlerden biri, helâl olmasıdır sütün.

Mikâil meleklerden, ezelden adil onlar,
Garez mi var bu işte; görüldü tipi, donlar?
İfadede kayıpları, okkalar ve tonlar,
Noksandır tartmaya ruhları; eşya mı bunlar?

Övünme yoktan yere, olmuş tarih üstüne,
Bir millet adım atmaz, bakmak ile büstüne,
Etrafı seyret de getir güncele kanaat,
Yol almak insan doğası; ders almak zanaat.

Düşman önüne “düşman” diyeceğini katma,
Mübadele ile al toprağı kanı tatma,
Etmedi ateşte tutuk, şükür et Tahsin’e,
Olmazdı mücadele, girme dâhi bahsine.

Kork kendin’ Müslüman’dan, misli iman sayandan,
Cihana iyiliği, kılıç ile yayandan,
Yalan hayat uğruna, öz dininden cayandan,
Katli yek gerçek kılıp, namaz kıldım sayandan.

Mazluma işler olmuş, hüküm eli kanlılık,
Örften olmayanı yakmakmış delikanlılık,
Anasından çocuğu, çalmak ise marifet,
Bu nasıl helâlliktir; gel bir bana tarif et!

Övündün hep çalışmayla, olmadın bir arı,
Kimseyle paylaşamadın, bin taneli narı,
Kan ile sulanmış toprakta, bitmez tek darı;
Al ettin çimeni fakat Güneş kaldı sarı.

Dede kahraman, oğul gazi; torun mu çıyan?
Neden üç kuşağı da tükettin, ettin ziyan?
Olmaz idi geçmişine kin, bu denli dolu,
Çıksa idi bir yenisi, kesmek ile kolu!

Ektiğim de biçilir, hasat olur yabamla,
Ben kendimi güderim, sırtımdaki abamla. 
Anam doğurmuş Eren, vesile-i babamla,
Hayata tutunmuşum, bir az bir öz çabamla.



                          Murat Eren Bakır
                          10.10.2011, İzmit

13 Ekim 2011 Perşembe

Önceki Sûkunet

"Olmuş" olmamışlara inat,
Bizim geçmişten şiir yazdım,
Bilerek ya da bilmeyerek,
Büyük bir derin kuyu kazdım.

Civar akıllardan ziyade,
Kendi fikrimi belirttim,
Eren olmamış zihinleri,
Belki biraz da delirttim.

M.Eren Bakır, 13.10.2011, İzmit