Seyyah

27 Mayıs 2010 Perşembe

27 Mayıs '60: Ad(a)nan Menderes

   Onlarca faili meçhul cinayet...


 Askerin, toplumsal anarşi hâllerine müdahalade "bu polisin işi" deyip de karışmaması, keza polisin de "bu askerin işi" diyerek müdahale etmemesi...






  Bir kümenin, başka bir kümeyi katline sessiz kalınması...




 Ve darbe... Kurtarıcılarımız bizim.


  Bir sosyal-demokratik hukuk devletinin geleceğini kurtarmak için yapılan anti-sosyal, anti-demokratik, hukukdışı bir müdahale... Ve bu müdahale evvela sosyal ve demokratik yollarla halkın seçtiği kişileri infaz etmekte. 

 Ve bugün: 27 Mayıs.


  Darbeye karşı durmanın, askere karşı durmak olduğu kanısını aklına işlemiş olanlar sebebi ile, çıkarılan sesler vakumlu bir boşluktaki gibi yol alamadan kalakalmaktadır; yıllardır.



  Bu sayede darbe yapan kişiler, darbe askerî olduğu müddetçe -çünkü halkın "askerim en iyisini bilir" görüşü, tecrübe ile sabittir- dilediklerini gerçek kılabilirler.


  Madem ki Türkiye Cumhuriyeti demokratiktir, o halde demokrasinin başa getirdikleri ile ilgilenmesi gerekenler ya siyasiler ya bürokratlar ya da diplomatlar olmalıdır.

  Bir devlette darbe ve bu darbe neticesinde infazlar gerçekleştirilmekteyse ortada bir dikta rejimi, sözde demokrasi, yalan halkçılık ve üretilmiş düşmanlar vardır.

  Birilerinin, hiç de hukuki olmayan şekilde vuku bulan yargılarının ve cezai infazlarının arkasında, kurgulu bir iktidar kavgası vardır; bu kadar olmaz:


Yapmayın... Yazıktır...

 Yurdu daha yaşanabilir hâle getirmekse amacınız, neden yaşatmaya evvelâ katlederek başlamaktasınız?

 Kendi kurduğun mahkemede, yargılanana uygulanan sözde hukuğun nesnelliği ne ile sabittir?

 Delili olmayan komplolar üzerinden -keza bunlar iftira ya da gerçek olabilir ve bu adîl yargı neticesinde belli olur- dayatılan suçlamalar neyedir?

 Adnan Menderes, ülkeyi Amerika Birleşik Devletleri'nin boyunduruğuna soktuğu için mi asıldı? Peki 1980'de vuku bulan askeri dokunuş Amerika Birleşik Devletleri'nin boyunduruğuna girmeyenleri neden astı?

 Bu ülkede, en nihayetinde asılmamak için iyi bir sebebimiz var mı?

 Yok mu?..


       
  M. Eren Bakır, 27.05.10 İzmir
                                             

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder