skip to main |
skip to sidebar
Ah be "aydın", önce bir okusaydın...
"...'Ettiğini' inkârda bulunan, 'karşılıklı' sevgi besleyen, deyyusluktan bir adım geri düşmeyen ve halâ 'empati' bekleyen insanın hayattaki yeri nedir sorarım size?" - X, 16.03.2010, M.Eren BAKIR
"İşine geldiğince, hak ve hukuku savunan milletler, ebediyete kadar haksızlığa ve hukuksuzluğa maruz kalmaya mahkûmdurlar." - Hak mı?, 18.06.2010, M.Eren BAKIR
"... Kendi öğrendiğini değil, kendisine öğretileni doğru kabûl etme." - İlaç: "Üretme, Baş Kaldırma, Yaşama mı?", 12.03.2010, M.Eren BAKIR
Bu görüntü "İşte Şeriat Budur!" başlığıyla, bir sosyal paylaşım sitesinde paylaşılmış. Öncelikle, bilmeyenler araştırsın, şeriat nedir öğrensin, ki şeriat yönetimlerinin yanlışlarını eleştirmek için bir hak iddia edebilsin. Bilmeden kimse, lütfen hele hele "aydın" takılıp da aydınların adını lekeyenler, paylaşmasın. Şeriatın yanlışları neyse, onu paylaşın, onun başlığına yazın "İşte Şeriatın 'Yanlış Tarafları' Budur!" diye, bizler de önyargılarımızdan, yanlış bilgilerimizden arınalım, sizlerin de topluma bir katkınız olsun. Peki halâ empatiden uzak, olur ya yapısı buna müsait olmayanlar olabilir, bu kimselere yardım olsun diye olayı şu şekilde anlatayım, bir empati kurulsun, ortam şenlensin.
---
Evvelâ, gelişme.
Bu toplum, hâin bir toplumdur. Bu "gerçeği", hiçkimse ama hiçkimse inkâr etmesin. Eğer inkâr edecek birileri varsa, yeterli sağlamlıkta bilgi ve donanımla gelsin, "uslu uslu" tartışalım. Çünkü bugünlerde aydın, dindar, ulusalcı, sosyalist kesimden birisiyle birşeyleri konuşmaya kalktığımda iş karşımdakinin sesinin yükselmesiyle neticeleniyor. Referandum var, bir etken. Zamanında "bizi konuşturmuyorlar" diyen herkes bağırmaktan kendini duyamaz olmuş, kimsenin kimseye tahammülü kalmamış. "Şimdi bu kadar açıklamaya ne gerek var" diye düşünen olabilir. "Gerek var da ondan" diye kısa, içinde kâfi manâyı barındıran bir cevap veriyorum bu soruya ve dönüyorum "gelişme" kısmının temasına. Evet, bu toplum hâin bir toplumdur. Nasıl mı hâindir? Şöyle ele alayım efendim, kısa örneklerle:
-Bu toplumdan bir zat -ki en son demesi gereken birisi- çıkıp da Aşık Mahsun-i'ye "Ajan!" diyorsa,
-Bu toplumun bazı kesim genç ve yetişkini, kendisine e-posta, SMS ve duyum yoluyla gelen bazı yanlış "bilgi"leri, aslını astarını kesinlikle araştırmadan paylaşıyor ve bununla çevresini aydınlattığını zannediyorsa,
-Bugün kişilerin hür iradesine bırakılmış bir oylama, partilerin baskı odağına sebep oluyorsa; dâhil aileler bile kendi bireyleri arasında kavgalara neden oluyorsa, yani kişi hürriyetini ve özgünlüğünü yeri geldiğinde kökten savunan her kimse, karşısındakinin "başka bir birey"olduğunu hemen unutabiliyorsa,
bu toplum hâin bir toplumdur. Buraya yazabileceğim onlarca madde daha var. Ben sadece bilincinize şimdilik iyi gelecek yarım doz antibiyotik kıvamında bir iğne yaptım. Canınızı yakmam, sağlığa kavuşmanızı istememdendir, biliniz.
---
"Görebilmek" isteyen arkadaşlar, Blog'umdaki yazılarımı okuyun, anlamazsanız tekrar okuyun. Yukarıda yazıma başlarken alıntı yaptığım yazılarıma göz atarak başlayabilirsiniz meselâ, evvelâ bu yazımı okumak kaydıyla.
---
Evet. Yazıma başlarken bir başka konudan "giriş" yaptım, "gelişme"de bu yazımın tamamındaki fikrimi anlamanıza yardımcı olabilmek için değinmeyi uygun gördüğüm konulara değindim. Artık "sonuç"tayız.
Zamanında benim elimde teknolojik imkân olsaydı da kameraya alabilseydim benim Kemalist öğretmenimin bana ilkokulda ettiklerini ve başlığına da yazsaydım "İşte Kemalizm Budur!" diye, ne derdiniz o zaman? Kemalizm o mudur? Sadist şiddet, tarafların hepsinde bulunur, kimse inkar etmesin. "Şeriatçıyım" diyen adam Maraş'ta insan yakar, "Aydınım" diyen adam Çanakkale'de mahalle basar. Bu böyledir, ki şu günde hiçkimse ama hiçkimse temiz değildir. Her kesim kendi yanlışlarıyla yüzleştiği sürece doğruya yol alır. Yapmayın arkadaşlarım, hele ki benim emsalim olanlar, üniversite okumuş ve okumakta olanlar, hani çevresini tanımaya, gerçekleri öğrenmeye imkanı olanlar, sizler yahu sizler! Siz ne yapıyorsunuz yahu?
---
YAZIK...
---
M.Eren Bakır, 12.09.2010 Didim
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder